Bir Leyla İle Mecnun Geçti (Yoğun Karakter Analizi İçerir)

Bir Leyla İle Mecnun Geçti (Yoğun Karakter Analizi İçerir)
18 Nisan 2016Kişisel YazılarPrint This Article

2016 nisan ayının ortalarında çooooktan bitmiş bir dizi için neler yazıabilir. Aslında çok şey yazılabilir ben sadece aklımda kalan (çaktırmayın yeni bitirdim diziyi) birkaç detayı yazacağım. birazcık uzun olabilir bu yazı sabırlı insanların okuması tercih sebebidir. 

Öncelikle sosyal etkinliğin sıfıra yakın olduğu bir ülkede iseniz (söz konusu ülke suudi arabistan) ne yaparsanız yapın zamanınız kalıyor. Bu zamanda sürekli çalışmak bir şeylerle uğraşmak vb. aktiviteler artık kafayı yedirir. Arada dizilerle filmlerle zaman geçirmek işe yarıyor. Ben de buradayken bazı dizileri tekrar canlandırmak istedim. Önce behzat ç ile başladım sonra leyla ile mecnun.

Leyla ile mecnunun 104 bölümünü sanırım 3.kez bitirdim. Önce bu furyaya nasıl katıldığımı anlatayım. Üniversitenin birinci sınıfında (bitireli 2,5 yıl oldu) bir arkadaşım leyla ile mecnun diye bir dizi var çok komik falan diyerek benim de izlememi istemişti. Tabi ben o dönem ezel behzat ç falan dizi bolluğundan ölecektim. Bir de chuck, himym falan da vardı. Yani ortam çok kalabalıktı araya yeni birini almak biraz riskli işti beğenmeyebilirdim sonuçta. Bir de trt'de komik dizi mi olur lan?

1.sınıftan 2.sınıfa geçtiğim yaz dönemi o kadar sıkılıyordum ki izlediğim bütün diziler bitmiş bir dizilik boşluğum oluşmuştu. Acilen bir alternatif üretmeliydim. O sırada behzat ç deki leyla ile mecnun sahnesi geldi aklıma. Gayet izlenebilir duruyordu ve izlemeye karar verdim. Hay karar vermez olaydım ilk sezon bitene kadar bütün bölümleri gayet neşe ile izledim. 

Sonrası da geldi tabi. Her bölümünü her sahnesini defalarca izledim. Bir dizi bu kadar mı sarar insanı. Bildiğin dizi ile ilgili haberleri takip ediyorum ali atay'ın şarkılarını dinliyorum herkese ısrarla öneriyorum. Ailemden biri gibi olmuşlardı artık.

Bugünlerde o duyguyu tekrar yaşadım. Çok zor oldu beyler. Önce önünde koskoca 103 bölüm var diyorsun. Sonra bu bölüm  sayısı yavaş yavaş azalıyor. Leylalar gelip geçiyor diziye yeni karakterler dahil oluyor ama malesef o şeye doğru yaklaşıyordum tekrar. Ne olursa olsun dizinin bitmesi koyuyordu bana. Zaten bir daha (dünya kupası ve cl maçları dışında) izlemedim trt'yi. Ne yapsalar bana yaranamazlar öyle diyeyim. 

Dizinin en güzel yanlarından biri absürd olmasıydı. Adamlar size mantık arayın demiyorlardı. Entellektüel birikimlerinizle bizi uğraştırmayın izleyin sadece diyorlardı. Zaten dizi ile ilgili yorum yapmak yerine dizi kendisi bizim hayatımızla ilgili yorum yapıyor ve hayatımıza katkıda bulunuyordu. Bazen sosyal mesajlar ile bazen çaktırmadan bize çok şey anlatıyordu. Bir de çoğumuzun hayatına ferdi tayfuru soktular. Ferdi Tayfur şarkılarını o kadar güzel ve yerinde kullanıyorlardı ki bildiğin ferdi tayfurun çoğu şarkısını ezbere bilir duruma geldim.

Bu dizide aslında biz;

  • Mecnun Çınar'dan sevmeyi 
  • İskender Çınar'dan baba ile oğulun arkadaş olabileceğini yani babalığı
  • İsmail Abi'den abiliği kardeşliği
  • Yavuz Hırsız'dan her kapının açılabileceğini (mecazi anlamda)
  • Erdal Bakkal'dan en bencil görünen adamın bile paylaşımcı olabileceğini
  • Nurten Yenge'den insanların dış görünüşü ile içinin çok farklı olabileceğini
  • Kaan'dan yaşın hiç önemli olmadığını
  • Nisan ve Telat abi'den hırsız ve çakala güvenilmemesi gerektiğini
  • Pakize'den herkesin bir gün gidebileceğini

öğrendik.

Dizi bize bir de sakin çok adı duyulmayan bir semt olan kireçburnunu öğretti, gezdirdi gösterdi. İstanbul'da yaşayanların sık sık gördüğü İstanbul'da yaşamayan benim gibilerin ise İstanbul'a varır varmaz ilk gittiği duraklardan biri oldu. Erdal Bakkal'ın boş halini görmek bile insanı biraz hüzünlendirebiliyor. Dedim ya sanki ben de orada yıllarca yaşamışım gitmişim ve döndüğümde aynı bulamamışım gibi hissettim. Kireçburnu'na gittikten sonra kime sorsanız gösterirler sanırım. Kireçburnu gerçekten yeşili bol henüz her tarafı binalarla dolmamış şirin güzel bir yer. İstanbul'da ama sanki istanbul dışı bir yer.

Eğer bu diziyi bugüne kadar izlemediyseniz gerçekten çok şanslısınız. Çünkü ilk defa izleyebilecek olmanın tadı çok farklı.

Dizide güzel olan başka bir yan daha vardı. O da sigaranın yerine sakız, içkiler yerine de meyvelerin kullanılmasıydı. Çocuklar izlerse eğer elinde sürekli sigara ile dolaşan insanlar yerine ağzındaki sakızı babası gelince söndüren mecnun çınar ile karşılaşacaklar. Kapalı alanda sakız çiğnemek yasaktı. Gece 10'dan sonra meyve satmak keza :) . Dizide ağırlıkla bu tarz saçmalıklara rastlamak mümkün. İnsanların rüyalarına beyinlerine giriliyor farklı zamanlara gidiliyor farklı karakterlerle karşılaşılabiliyor hatta uzaylılarla kapışılıyordu. Bir de iskenderin erdala bedduaları var ki her biri birbirinden güzel küfürsüz oturtmalı beddualardı :) küfürsüz diyorsak bu arkadaşların küfürleri de öyle analı bacılı değildi. Mesela bir küfürleri var ki kimsenin aklına gelmez. yaratıcılıkta 

Mecnun'dan Erdal Bakkala

-Tuvalet terliği ! Sarı olan! Plastik. Bi tarafı kopmuştur hani. ayak dışarı çıkar. basamazsın yahu! yani giyemezsin de ayağını sürersin üstüne basarak. işte o pis, tuvalet terliği! o derece çirkin..

Bir bölümde de o dönem diplomatik problemler yaşadığımız Fransa başbakanı Nicola Sarkozy'i küfür olarak kullanmışlıkları vardı.

Peki karakterler. Bildiğin diğer dizilerdeki gibi lüks içinde yaşamıyorlardı. Lüks arabalara binip lüks mekanlarda oturmuyorlardı. Tek dertleri oturup sıcak poşet çaylarını içmekti. Bizim gibi evlerinde hırka ile dolaşır çekirdek çitlerlerdi. Hiç birinin şirketi yoktu. Hepsinin dertleri tasaları vardı. Hiç biri sıfır beden grand tuvalet değildi. Dilerseniz biraz biraz karakterlere bakalım naapmışlar. Tabi ne yapıyoruz buraya tıklıyoruz ve müziklerimizle beraber inceliyoruz. 

Mecnun Çınar

Dizimizin esas oğlanı mecnun çınar genelde başıboşluğu aylak aylak gezmesi fakat çok sevmesi ile bilinir. Dizide sürekli birilerini sevdi. Birini kaybetti birileri gitti biri geldi dizi bitti ama o hep sevdi. Hep leyla'ları oldu onun. Orta sınıf bir erkek çocuğuydu o. Yıllar sonra matematik dersini verip üniversite mezunu olmuş (açıköğretim ama diplomada yazmıyor) annesi kendilerini terk etmiş ve babası , ismail abisi ve yavuz abisiyle beraber maceradan maceraya atılmışlardır. Kireçburnu çakallarındandır. delikanlıdır. 

Yatağını rüyasına giren ak sakallı dede ile paylaşmaktadır. En çok yaptığı şeylerden biri işten kaçmak sahilde ismail abi ile uzaktan selamlaşmaktır. Bebekken leyla ile hastanede yer kalmadığından aynı beşiğe konmuş beşik kertmesi olmuşlardır. Zaten yıllar sonra babası ile kız istemeye gittiklerinde tanışmışlar ve ilk görüşte aşık olmuş leylaya. Leyla da tabi bir şeyler hissetmişti.

Mecnun ortada çözülmesi gereken bir olay oldu mu gözlerini kısar. Bir çözüm üretemez ama o gözler kısılır yani. Genelde başını belaya sokmaktan çekinmez. Kendisi oldukça mütevazidir. Dünyayı kaç defa kurtarmıştır ama hiç bir hak talep etmemiştir.

Aşkına düşkün olan mecnun kaybetmesine rağmen uzun zaman çöllere düşmüş leyla'sının peşinden koşmuştur. Leyla'yı (ismail abinin deyimiyle leyloşu) kaybettikten sonra uzun bir süre sessizliğe gömülmüş fakat sonrasında tekrar hayatına dönmüştür. Ak sakallı dede sayesinde tekrar kireçburnu'na döner ve hayatına devam eder. Oldukça güzel bir sesi ve arabeske düşkünlüğü vardır. Bir bölümde beyninde en iyi ferdi tayfur yarışması düzenlemiştir. Leylanın baygın yattığı bir bölümde kendisini uyandırmak için hastanede "uykuda mısın sevgili yarim şarkısı ile" oynamış ve doktora yakalanmıştır. İsmail Abisini çok sever ve her başı sıkıştığında yardımına koşar.

İskender Çınar

Mecnun'un babası; kendisini terkedip giden Pakize'nin eşi. Büyük İskender lakabıyla bilinen taksici iskender oğluyla oldukça samimidir. İlk sezonlarda ağır rolde oynayan iskender pakizenin gidişinden sonra kendini ev işlerine verir ve pasta börek ustası olur. Yani mecnunun hem annesi hem babası olur. Yakaladı mı mecnun,ismail ve yavuzun da ev işlerine yardım etmesini ister. Erdal bakkal'a beddua etmekten çekinmez. Bindiği her arabayı vurdurmak (itmek) zorunda kalır. Şurda yokuş var iki vurdurduk mu diye insanları ikna etmeye çalışır. 

Yeri geldiği zaman da babalık görevini yerine getirir. Mecnun'a sahip çıkar. Asla mecnunun sırtının yere gelmesine izin vermez. Bir süre sonra karısının peşinden almanya'ya gitmeye karar vermiş fakat kronik kalp krizi hastalığına yakalandıktan sonra gitmekten vazgeçmiştir. Sonraki sezonlarda pakize yerine başka bir genç pakize gelmiş ama yine kendisi gitmemiştir. 

En yakın arkadaşı Erdal Bakkal'dır. Evin nüfusu arttığından dolayı ya da misafirleri olduğunda hep beraber iskenderin yatağında yatmışlardır. 

Erdal Bakkal

Mahallenin bakkalı. Her ne kadar sempatik bir insan olsa da genelde bencil davranmayı ve patavatsızca konuşmayı sever. Her konuştuğunda birini sinir etmeye bayılır. Sloganı Bakgalım ben bakkgal! şeklindedir. Genelde kafa açtığı söylenir herkes tarafından. Karısından çok çekinir bazen de evli olduğu için kendilerini aralarına almadıklarını düşünüp karısından boşanmaya çalışır. Erdal aslında saf bir adamdır. Çırağı kaan ile beraber dükkanını işletmektedir. Kendine göre dükkanı mahalleyi bir arada tutan şey mahallenin kalbidir. Nurtenin yeğenini birçok kişiye vermeye çalışmış ama kız evde kalmıştır.

Erdal Bakkalın para için yapmayacağı şey yoktur. Kendisi daha çok para kazanma vaadine kanıp evini ve dükkanını dolandırıcı telat abiye bile satmıştır. Sloganı "Çay Erdal Bakkal'da içilir" dir. Dizi boyunca sık sık erdal bakkal resimli sloganı geçmektedir. Para sayması oldukça komiktir kendisi 100-200-100-200 şeklinde sayar paraları. İşine gelmeyen bir şey olursa da bana böyle bir şey denmedi arkadaş diyerek yırtmaya çalışır. 

Biri öldüğünde yada ölüm lafı geçtiğinde helvası erdal bakkalda kavrulur. Erdal Bakkal önlüğü ve şapkası, yatarken giydiği komik pijamaları ve başlığı ve müthiş dansıyla meşhurdur. Dans ederken sürekli iki kelimelik dans etmesine sebep olayı söyler durur (mecnun evleniyor mecnun evleniyor) . Tip olarak tuzluğa benzemektedir.

İsmail Abi

Mecnunun en yakın arkadaşı. Kendisini sevmeyen insan yoktur dünyada. Genelde giydiği pullu renkli kıyafetleri , dedelerinin genleri ve iş araması ile ünlüdür. Sürekli olarak sahilde durup geçen gemilere el sallamıştır. Sebebi ise babasının bir gün yük gemilerinden biri ile geleceğine olan inancıdır. 

İsmail abi mecnun ve yavuz ile beraber maceraya atılmaktan çekinmez. En sevdiği şeylerden biri eter koklamaktır. Islık çalarak yürümesi ve aaaanassının gözü repliği de meşhurdur. Mecnun ile beraber sahilde birbirlerine adıyla seslendikten sonra hooop repliğiyle cevap verir ve bağırarak konuşurlar.

İsmail abi bir kez aşık olmuştur. Fakat aşık olduğu kız -şekerpare- izmire gitmiştir ve bir daha gelmemiştir. Çok kısa sürmüştür ama hep ismailin aklında kalmıştır. Bir bölümde ismail izmire gidip kendisiyle buluşmak üzereyken mecnunun başının dertte olduğunu anlar ve geri döner. karakter olarak ismail abi hepimizin abisi canı ciğeri olmuştur. O kadar etkilemiştir ki o üzülünce herkes üzülmüş sevinince herkes sevinmiştir.

İsmail abinin genlerine bir parantez açmak gerekir. Zira dizi boyunca her iş aradığında işi ilk bulan kişinin kendi dedeleri olduğunu iddaa etmiş flashbackler ile oldukça eğlenceli görüntüler ortaya çıkmıştır.

İsmail abi yardımseverdir. Yardım etmekten hiç geri durmaz. Tonton teyzeyi her gördüğünde yardımcı olur eşyalarını taşır. 

Yavuz Hırsız

Dizinin ilk bölümlerinde hırsızlık yapmak için dolanırken iskenderin taksisine denk gelmiş iskenderin teybi eve giderken yanına almasına sebep olmuş en büyük hobisi sevdiği kıza kitap okumak olan ve mecnunun her başı sıkıştığında yanından olan karakter.

Yavuz ismail abi gibi asla mecnunu yalnız bırakmaz. En büyük hobisi televizyon çalmaktır. Kendisine hırsız denilmesinden hiç hoşlanmaz. Hırsızlıkla itham edildiğinde ben öyle bir insan mıyım diye cevap verir. 

İlk başlarda Zeynep adında gözleri görmeyen bir kıza aşık olur. Kıza kitap okumaktan çok hoşlanır. Fakat bir gün terkedilir. Daha sonra eylüle aşık olur. Çok severler birbirlerini. Yavuz çok peşinden koşmuştur ve belkide dizideki en güzel aşkı yaşamıştır. Yavuzu dizinin sonunda kötü bir süpriz bekler ve kendisinden hoşlanan diğer bir hırsız olan nisan nikah sırasında eylülü vurur.

Yavuz açamayacağı hiç bir kapı olmadığını iddaa eder. Oldukça duygusal bir karakterdir. Gerçek yada gerçek olmayan hayatlarda birinin bir kapıyı açmaya ihtiyacı olduğunda direkt yavuzu arar. Dizinin bir döneminde gitar ve mızıkasıyla oldukça popüler olan bir şarkı seslendirmiştir.

Leylalar

Dizinin ilk sezonunda mecnunun ilk aşkı leyladır. Bu leyla -ezgi asaroğlu- mecnunla çok güzel bir aşk yaşamış ama babası çok zengin ve karabasan isimli olan arda bu aşkı engellemeye çalışmıştır. Leylanın babası da ardanın babası ile çalıştığı için bu evliliğe izin vermemiş ve leyla ile mecnun bir türlü kavuşamamıştır. Sonraki bölümlerde leyla hayatını kaybetmiş ve organları farklı farklı kişilere bağışlanmıştır.

Leyla; aslı ve sema adında iki yancı ile dolaşrı. aslı ile sema sonraki sezonlarda farklı farklı kişilerin yancılığını yapmıştır. Mecnun tarafından terkedildikten sonra dark side'a geçmek istemiş gözlüğünü uzun bile çıkarmamıştır. Sonrasında eski moduna geri dönmüştür.

Sedef ve şirin leylanın ölümünün ardından mecnunla ilgilenen diğer leylalar olmuştur. daha doğrusu sedefin kullanmak istemediği isim leyladır. Şirin ise mecnunun kalbine girebilmek için adını leyla yapmıştır. Şirin zengin bir ailenin kızı sedef ise normal mahalleli bir kızdır. Bir süre şirin ile sedef arasında gidip gelen mecnun sonrasında ikisine de aşık olmadığını anlamış. iki kız da diziden ayrılmıştır.

Dizideki son leyla ise belkide leylaların en güzeliydi. Renkli gözü ve oturaklı kişiliğiyle son leyla iskenderin arkadaşı ömerin kızıdır. Mecnun yine ilk görüşte aşık olmuştur. Leyla mecnun ile tanışmadan önce gayet başarılı bir iş kadınıdr. Mecnun ile tanıştıktan sonra bir ara niğdeye gidip çiftçiliğe bile vermiştir kendini. En son işsiz güçsüz kalmıştır. Mecnun bu leylayı her defasında üzmüş ama asla vazgeçmemiştir. Dizinin ömrü bu ikilinin birleşmesine yetmemiştir.

Bunlar ana karakterlerdi. Bir de bunları çok güzel tamamlayan yan karakterler vardı. Kaanı,nurten yengeyi,nurtenin konuşmayan yeğenini, Benjamini,ak sakallı az sakallı dedeleri ile dizi inanılmaz güzel karakterlere sahipti. Fakat bitti. Sebebi politikti. 

Leyla ile mecnundan sonra komedi dizileri geldi ve geçti. Hiç biri onun gibi olmadı olamayacakta belki. Kendileri bile onlar gibi olamadı. Ben de özledim dizisini yaptılar ama aynı tadı alamadılar. 

Yazacak aslında çok şey var bu dizi ile ilgili. ama ben yoruldum biraz. Sadece izlemediyseniz mutlaka izleyin. Pişman olursanız ben buradayım :)

9977 Görüntülenme sayısı
  1. Yorum Icon
    11/25/2016 5:49:05 PM#1Rəsulzadə Ramal

    Türk tv tarihinin en önemli yapılarından burda da acayip seviyorlar.. Azerbaycan'dan sevgilerle

    Yorumu Cevapla
  2. Yorum Icon
    11/13/2016 10:44:57 PM#2Samsuncilingir

    Erdal bakal adamimsin samsunada gelin

    Yorumu Cevapla
  3. Yorum Icon
    10/18/2016 8:39:46 PM#3ne nerede

    Değerli hocam çok teşekkür ederim makalenizi okudum ve bilgi paylaştığınız için cani gönülden teşekkür ederim size

    Yorumu Cevapla
  4. Yorum Icon
    5/23/2016 3:47:49 PM#4Makbule Demir

    O gemi bir gün gelecek!

    Yorumu Cevapla
  5. Yorum Icon
    4/30/2016 5:31:09 PM#5Meltem Çınar

    Ayy gözlerim yaşardı yine. ne güzel günlerdi hatırladım hepsini tekrardan. yazık ya bitirdiler güzelim diziyi. Bir de mecnun ile aynı soyadını kullanıyordum çok havalıydı :d

    Yorumu Cevapla
  6. Yorum Icon
    4/23/2016 4:59:37 PM#6Ahmet Altan

    Hocam merhaba, istanbula gidecem ben önümüzdeki hafta da erdal bakkal nerede acaba onu da paylaşır mısınız.

    Yorumu Cevapla
  7. Yorum Icon
    4/23/2016 4:58:39 PM#7The Leyla

    Ağlamadım desem yalan olur. çok özlemişim izlemeyi açtım tekrar başladım. ne güzel diziydi be ismail abi hele en çok onu özledim :\

    Yorumu Cevapla

BİR YORUM YAZIN

Bilgileriniz Güvende!E-Posta adresiniz ve diğer bilgileriniz kimseyle paylaşılmayacaktır.